Şu anda çalan
Sanatçı bilgisi getiriliyor
Şarkı bilgisi getiriliyor
CANLI
Yozgat Haber - Yozgat FM, Yozgat Son dakika Haberleri
Müzik Akışı
Yozgat Haber - Yozgat FM, Yozgat Son dakika Haberleri
Advertisement Advertisement
Gazeteci, yazar Vedat Alyaz
02 Aralık 2020 20:05

Avrupa Türklüğüne hizmet etmiş değerlerimizi siz okuyucularmıza tanıtmaya devam ediyoruz. 

Bu hafta ki konuğumuz Gazeteci, yazar Vedat Alyaz

Başarılı aktif iyi bir girişimci olan Vedat beyi 24 yıl öncesisinden beri tanıyorum. Bölgenizde bende Aktuel'i aylık olarak yayınlayıp dağıtımını yapıyorum.

Tanışmamızda telefonla oldu, Bana dergi cıkartmak istediğini söyledi. Bende "heyacanın ve bilgin varsa cıkart Türkcemiz yayılsın okunsun ihtiyaçın olursa yanındayım dediğimi hatırlıyorum.Bu sözümden cesaret alan Vedat Alyaz dört yıl dergisinin Bölgemizde yayınlandı.Gururduydum.  

 Daha sonra rahmetli  şampiyon boksörümüz Sinan Şamil Sam'ın yanında basın danışmanı olarak gördüğüm Vedat Alyaz'la  başarıya koşan hizmetlerini   samimi bir sohbet ortamında gerçekleştirdik  umarım beğenerek okursunuz 


Almanya’ya gelişinizi anlatırmısınız ?


Ben Türkiye’de bir gazetede dört yıl muhabir olarak çalıştıktan sonra, 1992 yılında henüz 22 yaşındayken Almanya’ya geldim. O dönemler yabancılara entegrasyon dersleri gibi imkanlar yoktu o yüzden herhangi bir okula gidemedim. Burada bir şirkette işe başladım ve yabancıların kendi aralarında iletişim sorunları olduğunu fark ettim. O dönemler internet henüz keşfedilmemişti, hatta cep telefonları bile yoktu. Bir de vatandaşlarımızın Alman kanunlarını anlama konusunda zorluklar çektiğini gördüm çünkü çoğu Almanca dil bilgisine hakim değildi.


Uzun yıllar Dergi yayınladınız anlatırmısınız?


Evet uzun yıllar analiz ve alt yapı çalışmalarını yaptığım Rapor, dergisini 1998 yılında çıkarmaya başladım. Ayda bir kez çıkan bu mecmuamızı dört yıl yayında tutarak gurbetçilere büyük faydalar sağladık. O dönem bana en büyük desteği bu röportajı yapan Doğan Tufan, abimizin verdiğini de buradan özellikle belirtmek isterim. O gün bana gösterdiği yol haritasıyla devam ettim ve bugünkü başarılarıma ulaştım.


Ardından Almanya’da yayın hayatını halen sürdüren bir gazetede muhabir olarak işe başladım. Sonra halen yayınını sürdüren aylık bir gazetenin kuruluşunda görev aldım ve halen o gazetenin Spor Müdürlüğünü yapmaktayım.


  Meslek yaparken zorlukla karşılaştınızmı ?

 

Burada spor fotoğrafçılığına başlayarak Almanya’nın önde gelen Bild gazetesi dahil, çeşitli gazete ve dergileri için spor fotoğrafları çekmeye başladım. Zamanla dünyanın dört bir yanında resimlerim yayımlanmaya başladı. Amerika dahil olmak üzere, Asya, Meksika ve hatta Arap ülkelerinde bile resimlerim kullanılmaya devam ediyor. Ayrıca portre ve basın fotoğrafçılığını da yürütmekteyim.


Türkiye ile bağlarınız nasıl ?


Türkiye ile bağlarım her zaman güçlü olarak devam etmektedir. Her yıl düzenli olarak ailemi ziyaret eder ve tatilimi ülkemde geçiririm. Ayrıca ülkemize çeşitli yatırımlar da yaptım. Ülkemizin maddi olarak kriz yaşadığı ve sıkıştığı her dönemde mümkün olduğunca ülkemize döviz götürerek destekte bulundum. Ayrıca profesyonel bokstaki etkimi kullanarak antrenman kamp ve maçların ülkemizde yapılmasını sağladım ki, bu da ülkemize hem para girişi ve hem de dünya medyası tarafından reklamının yapılmasına imkan sağlamıştır. Ülkemizde profesyonel boksun gelişmesine de katkıda bulunmaktayız.


Unutamadığınız bir anınız varmı?


Türk boks tarihinin ilk dünya şampiyonu rahmetli Sinan Şamil Sam’ın 2004 yılında Stuttgart’ta Luan Krasnici’ye karşı Avrupa Şampiyonluk maçı vardı. Karşılaşmayı şaibeli bir şekilde kaybeden rahmetli Sinan Şamil, ile röportaj yapmak için gazeteci arkadaşım Yüksel Aktay ile birlikte soyunma odasına girdiğimizde o dev adamın ağlayarak telefonda konuştuğunu gördük. Bu çok zorumuza gitmişti. Türk boks tarihinde ilk kez bir şampiyon yetiştirmiştik ve bu adam soyunma odalarının köşelerinde ağlıyordu. Görüşmeden sonra yola çıktık ve arkadaşım Yüksel Aktay, ile birlikte düşünmeye başladık bu şampiyona nasıl yardımcı olabiliriz diye. Ardından ben menajerine basın bölümü kuralım diye bir teklifte bulundum. Kabul edildi ve ben Sinan Şamil Sam’ın basın danışmanlığına başladım. Öncelikle bir internet sitesi kurdum. Ardından düzenli olarak basın bildirilerini hazırlayarak medyaya gönderdim. Gazete ve televizyonlar ile görüşmeler yaparak tanıtımını yaptım ve rahmetli Sinan Şamil Sam, tüm Türkiye’de bir kahraman olarak tanındı. Bu arada başarılı boksörümüz Selçuk Aydın’ın  ve Türk profesyonel boks tarihinin ilk ve tek dünya şampiyonu Fırat Arslan’ın da basın danışmanlığına başladım. Derken profesyonel boks dünyasında çok sayıda dünya çapında işlere imza attım ve halen de devam ediyorum. Dünyanın dev boks kulüpleri arasında yer alan EC BOXİNG ve Vendetta Champions Night gibi çok sayıda kuruluş ile Olimpiyat sporcularımızın da basın danışmanlıklarını yürütmekteyim. Amerika başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde gazeteci olarak çalıştım. Çeşitli televizyon kanallarında çalışma imkanına kavuştum.


Gelecek için bir planınız varmı?


Gelecekte ülkemde yaşamak istiyorum. Tabi ki, hayatımızın büyük bölümü burada geçti. Hem sosyal hayatında hem de kültürel hayatında büyük bağlantılarımız oldu. Gerek Alman ve gerekse Türk olarak çok sayıda dostum var burada. Almanya’dan bağlarımı koparmayı düşünmüyorum ancak bir yılımın çoğu bölümünü kendi ülkemde geçirmek için yatırım ve çalışmalarımı başlatmış durumdayım.


Alman toplumunun Türk kökenlilere bakış açısını nasıl degerlendiriyorsun?


Ben Alman toplumunun bakış açasını ikiye ayırıyorum. Gerçekten yabancılarla yaşamak isteyenlerin ve yabancıları kabullenenlerin sayısının yapılan istatistikler ile de çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Ancak belirli bir radikal azınlık var ki, yabancıları bir kaşık suda boğmak istiyorlar. Bu durumda yabancılar ile yaşamak isteyen Almanlarla el ele vererek, geleceğimiz için birlikte çalışırsak entegrasyonda büyük başarılar sağlayabileceğimizi düşünüyorum. Ancak her ihtimale karşı Almanya’da yaşayan Türklerin kendi ülkelerinde yatırım yaparak, başları sıkışınca orada yaşam koşulları oluşturmalarında fayda görüyorum. Çünkü içinde bulunduğumuz dönem olarak dünyanın karışacağı bir zaman dilimine giriyoruz ve ben ilerleyen yıllarda Almanya’da yabancılara bakış açısı konusunda kuşku içindeyim.

Yorumlar


Henüz yorum eklenmemiş.

En çok okunanlar