Şu anda çalan
Sanatçı bilgisi getiriliyor
Şarkı bilgisi getiriliyor
CANLI
Yozgat Haber - Yozgat FM, Yozgat Son dakika Haberleri
Müzik Akışı
Yozgat Haber - Yozgat FM, Yozgat Son dakika Haberleri
Advertisement Advertisement
ABTTF'den uluslararası makamlara mektup
16 Eylül 2021 09:34

ABTTF’den Yunanistan’ın Batı Trakya Türk toplumunun hak ve özgürlüklerini gasp etmesi hakkında uluslararası makamlara mektup gönderdi.

ABTTF Başkanı: “Anavatanımız Türkiye Lozan Antlaşması ile tanımlanan mütekabiliyet esasına bakmaksızın Rum Ortodoks azınlığın hak ve özgürlüklerini geliştiren olumlu adımlar atıyorken ülkemiz Yunanistan Batı Trakya Türk toplumunu yok sayıyor ve ülkenin birliğine, kamu düzenine yönelik tehdit olarak görüyor.”

Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), uluslararası makamlara gönderdiği mektupta Yunanistan tarafından Batı Trakya Türk toplumunun hak ve özgürlüklerinin sistematik olarak gasp edilmesini dile getirdi. ABTTF, mektubunda 1923 Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan’daki Batı Trakya Türk toplumunun ve Türkiye’deki Rum Ortodoks azınlığa mütekabiliyet esası çerçevesinde haklar tanındığını belirterek, Türkiye’nin mütekabiliyet esasının ötesine geçerek özellikle son yıllarda Rum Ortodoks azınlığa yönelik olumlu adımlar attığını, buna karşın Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumunun hak ve özgürlüklerinin yıllar içerisinde elinden alındığını kıyaslamalı örneklerle aktardı.

Mektubunda ABTTF;

• Türkiye’nin Rum Ortodoks cemaatine ait gayrimenkulleri iade ederken Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumuna ait mallar ve gayrimenkullerin sahibi ve bunlara dair her türlü tasarruf hakkına sahip cemaat vakıflarının idare heyetlerinin seçimle göreve gelmesi gerekirken devlet eliyle atandığını,

• Türkiye’de Rum Ortodoks cemaatinin kendi dini liderlerini kendisi belirlerken Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumuna dini liderleri olan müftüleri yine devlet eliyle atandığını,

• Türkiye’de İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada dışında kalan tarihi dini yapıları dahi korunur, restore edilir ve buralarda özel günlerde ayinlere izin dahi verilirken Yunanistan’da Batı Trakya dışındaki tarihi ve dini anıtların kaderine terk edildiğini ya da restorasyon bahanesi ile kapatılarak yine zamanın yıkımına bırakıldığını,

• Türk toplumunun yaşadığı Batı Trakya’da tarihi veya yeni camilerde onarım izinlerinin engellendiğini, yenilerinin inşa izni konusunda Batı Trakya Türk toplumunun karşısına çeşitli sorunların çıkarıldığını,

• Türkiye’de yalnızca Rum Ortodoks cemaati değil diğer dini cemaatlere ait sinagog, kilise, havra gibi bütün ibadet yerlerinin restore edildiğini, hatta o bölgede cemaat olmamasına karşın bunların ibadete açıldığını, buna karşın Yunanistan’da örneğin Selanik şehrinde 7 bin Türk yaşamasına karşın Osmanlı döneminden bugün ayakta kalan Hamza Bey, Hortacı Süleyman Efendi, Yeni Camii ve Alaca İmaret Camii’yi ibadete kapalı tutulduğunu, benzer durumun Yunanistan genelinde de yaşandığını,

• Lozan Antlaşması uyarınca Türkiye’de gayri-Müslim azınlıklar etnik kimliklerini Rum, Ermeni, Bulgar veya Yahudi olmak üzere kolektif bir şekilde ifade etme hakkına sahip olarak cemaatlerine ait vakıfları ve bu vakıflara ait malları yönetebiliyorken Yunanistan’da Batı Trakya Türk toplumunun bırakın etnik Türk kimliğinin kolektif bir biçimde kabul görmesini, kendisine ait olan vakıfları yönetmesine dahi izin verilmediğini dile getirdi.

ABTTF mektubunda, uluslararası makamlardan Avrupa Birliği (AB) içerisinde azınlık hakları bakımından en kötü durumda olan grupların başında yer alan Batı Trakya Türk toplumunun sorunlarına dikkat çekmesini ve Yunanistan’ı Batı Trakya Türk toplumunun durumunun iyileştirilmesi hususunda adım atmaya çağırmasını talep etti.

Konuyla ilgili olarak Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “1923 Lozan Barış Antlaşması neticesinde bizim ve anavatanımız Türkiye’deki Rum Ortodoks azınlığın statüsü ile hakları belirlendi, kaderimiz birlikte çizildi. Ancak son yıllarda aynı kaderi paylaştığımız Rum Ortodoks azınlığı adına anavatanımızda olumlu gelişmeler yaşanırken ülkemizde bize karşı siyasi baskı ve ayrımcı politikaları halen devam ediyor. Anavatanımız Lozan Antlaşması ile tanımlanan mütekabiliyet esasına bakmaksızın Rum Ortodoks azınlığın hak ve özgürlüklerini geliştiren olumlu adımlar atıyorken ülkemiz Batı Trakya Türk toplumunu yok sayıyor ve ülkenin birliğine, kamu düzenine yönelik tehdit olarak görüyor. Avrupa’da yaşayan Batı Trakya Türklerinin temsilcisi ABTTF olarak anavatanımızın attığı bu olumlu adımların ülkemizde da benzeri bir etki yaratarak Batı Trakya Türk toplumu açısından da örnek alınabileceğine inandık ancak bugün gelinen noktada çok yanıldığımızı gördük. Bugün azınlık olarak bırakıldığımız ülkemizde ne insanca ne de sahip olduğumuz haklar çerçevesinde bir yaşam sürme imkanına sahibiz.” açıklamasında bulundu.

Yorumlar


Henüz yorum eklenmemiş.

En çok okunanlar